Hayaller Türk Birliği, Hayatlar MasterChef


Dün sosyal medyada gezinirken Türk Devletleri Teşkilatı’nın resmi sayfasında bir paylaşım gördüm. Paylaşımı görünce gözlerime inanamadım. Tekrar tekrar kontrol ettim. Evet, bu Türk Devletleri Teşkilatı’nın resmi sayfasıydı ve paylaşım yapılmıştı. Koskoca Türk Devletlerini temsil eden sayfa bir TV kanalında yayınlanan “MasterChef” adındaki yemek programının fragmanını paylaşmıştı. Gönderinin açıklama kısmına da “MasterChef Türkiye’nin Türk Devletleri arasındaki kültürel zenginlikleri ön plana çıkaran ve Türk Dünyasındaki birlik ve dayanışmayı daha geniş kitlelere ulaştırma çabalarına değerli bir katkı sağlayan bu özel bölümünde emeği geçen herkese teşekkür ederiz” yazmışlar. Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Dünyası arasındaki en üst çatı teşkilatıdır. Benzetmeyi sevmiyorum ama anlaşılması için söyleyeyim, bu teşkilat bir nevi Türk Dünyasının Avrupa Birliği gibi düşünülebilir. Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Dünyası arasındaki işbirliğini güçlendirip, menfaatlerini korumak için siyasi ve ekonomik gücünü kullanacak, gerekirse bunlar üzerinden baskı uygulayıp Türk Dünyasının geleceğini inşa edecekken, 14 yıl sonra geldiği nokta “MasterChef” olmamalıydı.

Eğer program, gönderinin de açıklamasında belirtildiği üzere “Türk Devletleri arasındaki kültürel zenginlikleri ön plana çıkarmak ve dayanışmayı geniş kitlelere ulaştırmak için” hazırlanmışsa, bunu teşkilata bağlı olan TÜRKSOY ile de yapabilirlerdi. Her ne kadar buna bile karşı olsam da programı Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY’un yapması bir nebze kabul edilebilirdi. Ama Türk Devletlerini birleştirin en üst bir yapının TV yemek programına malzeme olması açıkçası rezalet olmuş. Bazıları bunun açıklamada da belirtildiği üzere Türk Dünyasındaki etkileşimi artırma ve tanıtım amacını taşıdığını söyleyebilir ama elinde 5 üye, 3 gözlemci üye olmakla toplamda 8 ülkenin gücünü bulunduran bir teşkilatın böyle reklama duyduğunu düşünmüyorum. Türk Devletleri Teşkilatı reklamını siyasi ve ekonomik gücüyle yapar. Bu yapının reklam olması da gerekmiyor zaten. Türk Dünyası arasında kültürel işbirliği ve dayanışmayı arttıracak resmi teşkilat da yukarda söylediğimiz üzere Türk Devletleri Teşkilatı değil, onun alt kolu olan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY’dur.

Farz edelim ki bu program Türk Dünyasının tanıtımı için yapıldı. Bir TV programında alakasız kişilerin Türk Dünyası yemekleri yapmasının Türk dünyasının dayanışmasına ne kadar katkı sağlayacağı konusu da ayrı meseledir. Zaten kendi programının reklamını yapan kişinin de Türk Dünyasıyla bir alakası olduğunu sanmıyorum. Öyle olmasaydı, tarihin çöplüğüne atılan “Türk Dili Konuşan Ülkeler” ifadesi programda kullanılmazdı. Zira bu kelime bize sömürge mantığından kalan kara bir ifadedir. Bu ifade “Türk Devletleri” diyemedikleri için uydurulmuş bir kavramdır. Bizi Türk Dünyasıyla birleştiren sadece dil değil soy, kültür, ortak tarih gibi birçok özelliklerdir. Sırf bu kara ifadeyi üstümüzden atmak için Kazakistan’ın eski Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in önerisiyle teşkilatın adını “Türk Dili Konuşan Ülkeler Birliği”nden “Türk Devletleri Teşkilatı”na değiştirdik.

Tüm bu sorunların sebebi, eskiden de söylediğim gibi liyakatın olmamasıdır. İş ehline verilmeyince böyle sonuçlar ortaya çıkması kaçınılmazdır. Rasulullah (s.a.s) buyurduğu gibi:

“Emanet ehil olmayan kimseye verildiği zaman kıyameti bekle!” (Buhârî, İlim 2, Rikāk 35)



Source link

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*